Tokat'ın kırsal kesiminde, kuşaklardır kullanılan ancak tapuda hiçbir kaydı bulunmayan tarla ve bahçelere sıkça rastlanır. Bu taşınmazlar satılmak, miras paylaşımına konu edilmek veya kredi teminatı gösterilmek istendiğinde tapu eksikliği önemli bir engel haline gelir. Türk Medeni Kanunu, belirli şartlarla bu taşınmazların zilyet adına tescil edilmesine imkân tanır.
Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine göre tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın kendi adına tescilini isteyebilir. Buna olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı denir.
Tescil davası Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri (belediye veya köy tüzel kişiliği gibi) aleyhine açılır. Mahkeme, talebi uygun araçlarla ilan eder ve ilanın son yayımından itibaren üç ay geçmeden karar veremez. Bu süre, taşınmaz üzerinde hak iddia edenlerin itiraz edebilmesi içindir.
Mahkeme mutlaka taşınmaz başında keşif yapar ve yerel bilirkişi ile tanıkları dinler.
Kadastro çalışması yapılan yerlerde tapusuz taşınmazlar çoğunlukla kadastro sırasında zilyetliğe dayanarak tespit edilir. Kadastro tespiti sırasında adınıza yazılmayan bir taşınmaz için başka bir yol izlenmesi gerekir; bu konuyu kadastro tespitine itiraz yazımızda anlattık.
Zilyetliğe dayalı tescil davaları, tanık ve keşif ağırlıklı, teknik incelemesi yoğun davalardır. Tokat merkez ve Almus, Artova, Başçiftlik, Erbaa, Niksar, Pazar, Reşadiye, Sulusaray, Turhal, Yeşilyurt ve Zile ilçelerindeki tapusuz taşınmazlarınız için önce taşınmazın hukuki durumunun araştırılması önerilir. Taşınmaz hukuku sayfamızda bu alandaki çalışmalarımızı bulabilirsiniz.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Mevzuat ve yargı kararları değişebilir; somut olayınız için Tokat'taki büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Durumunuzu birlikte değerlendirelim; ilk görüşmede haklarınızı ve izlenecek yolu netleştirelim.
Bizimle İletişime Geçin